
Bugün Zeus ve Gypsy adında iki dünya tatlısı köpeğin annesi ve Gezginkuyruk adı ile köpek aileliği üzerinde deneyimlerini paylaşan Sinem Hanım ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik.
Samimi ve dürüst olmasının yanı sıra gerçekten yararlı içerikler üreten Gezginkuyruk, bizim gönlümüzü paylaşımlarıyla kazanmayı başarmış bir Influencer. Kendisine merak ettiklerimizi sorduk, o da bize köpek ailesi ve içerik üretmek hakkında deneyimlerini anlattı.
Gezginkuyruk Kimdir?
Asıl mesleği Sistem Mühendisliği. 8 yıldır beyaz yaka olarak sürdürdüğü kariyeri, 4 sene önce kurmuş olduğu yazılım ve danışmanlık firmasıyla yön değiştirdi. Ayrıca 2 senedir de Gezginkuyruk adıyla, sosyal medyada köpek aileleri ile bir köpek ailesi olarak deneyimlerini samimi içerikleriyle paylaşıyor.
Köpeklerle olan yolculuğunuz nasıl başladı? Köpek ailesi olmaya nasıl karar verdiniz?
Ben çocukluğumdan beri köpekleri çok severim.. Ancak annem köpeklerden çok korkar. Bu sebeple, içimde biriken köpek sevgisini barınaklarda ve ormanlarda gönüllü çalışarak gidermeye çalışıyordum.
Evlendiğimde ise eşimle çok yoğun ve seyahat içeren bir iş hayatımız olduğu için sadece geçici yuva olabiliyorduk çocuklara. Gypsy ile de bir iş dönüşü benzin istasyonunda karşılaştık. Kendisi bir şekilde bizim hayatımıza adapte oldu.
Amacımız onu iyileştirip kalıcı bir yuvaya sahiplendirmekti. Ama o bizi kalıcı yuva olarak seçti. O seçince biz de “Neden olmasın?” dedik ve Gypsy ailemizin kalıcı bir üyesi oldu. Yani hiç önceden planlanmış bir şey değildi bu. Gypsy bizi istedi, biz de onun bu isteğine kulak verdik ve düşüncesine saygı duyduk diyebilirim :D
Peki sizin gibi köpek ailesi olmak isteyen insanlara bu kararı almadan önce neleri bilmeli? Herkes bir köpek ailesi olabilir mi ya da olmalı mı?
Herkes köpek ailesi olamaz. Bence bu işin bir simülasyonu, hatta bir ehliyeti olmalı. Çünkü barınaktan aldık, eve getirdik gibi kolay bir iş değil bu. Her gün en az 2–3 saatinizi ayırmanız gereken, kendinize ayırdığınız zamandan fedakarlık etmeniz gereken bir süreç. Ayrıca bu düzeni her gün sürdürmek de işin cabası.
Köpek köpektir. Küçük büyük diye ayrılmaz. Hepsinin dışarı çıkma, bakım gibi bir sürü ihtiyacı var. Bu ihtiyaçları her gün karşılamanız gerekiyor.
Bence köpek sahiplenmeden önce aileler şunu bir düşünmeli: 15 yıl boyunca her gün aynı özveri ile ben bu fedakarlığı yapabilecek miyim?
Günde 24 saatinizde ayırdığınız 2–3 saat, size hiçbir canlının veremeyeceği kadar değerli bir sevgi veriyor. Merhameti onlardan öğreniyoruz. Evde bir köpeğiniz olduğu zaman hakkıyla üzülemiyorsunuz bile! Bir şey yapıyor ve sizin neşenizi yerine getiriyor. Varlığı bile yetiyor sizi mutlu etmeye bazen.
Kısacası, çok güzel bir duygu ama çok da büyük bir sorumluluk. Bu sebeple öncesinde düşünülmesi gereken bir karar.
Eve yeni bir üye dahil olduğunda haliyle bir alışma sürecine giriyorsunuz. Sizi bu alışma sürecinde en çok zorlayan şey ne oldu?
Daha önceden çok sayıda köpeğe geçici yuva oldum ama asıl tam zamanlı olarak Gypsy ile bu süreci yaşadım. Gypsy’den önce evde 24 saat bir köpekle yaşamak, onunla eve adapte olmak konusunda ne benim ne de eşimin en ufak bir tecrübemiz yoktu.
Tuvalet alışkanlığı, komutları öğretmek gibi durumlar bana travma gibi geliyordu bu süreçte. Bu süreçte çok çaresiz hissettiğim zamanlar oldu. Ancak 7 yıllık uzun bir serüvenin sonunda size şunu söyleyebilirim ki, en zorlandığım süreç hastalık süreci oldu.
Çünkü konuşamıyorlar ve kendilerini ifade edemiyorlar. Acaba ağrısı var mı, bir şeyi var mı diye anlamaya çalışmak epey zorlayıcı. Evet, veteriner size yardımcı olacak bir şey söylüyor ama yatışındaki en ufak bir değişim bile sizi tereddüte düşürüyor.
Zeus ve Gypsy ile yaşayarak öğrendiklerinizi Gezginkuyruk adıyla, köpek aileleri ve köpek ailesi adayları ile paylaşıyorsunuz. Peki sizi Gezginkuyruk’u başlatmaya iten şey neydi?

Gypsy’nin gelişinden itibaren, kahve içmekten tutun da tatile kadar her yolculuğumuzu onunla planlamaya başladık. Bundan 7 sene önce köpek dostu yerler bulmak oldukça zordu.
Bir gün aile dostlarımızla tatile giderken mola verdik. Bu konuyla ilgili konuşurken bana “Neden Instagram hesabı açmıyorsun? İnsanlara bu konulardan bahsedersin, böyle yerleri bulup paylaşırsın.” Olabilir dedim aslında çok mantıklı.
Hadi isim arayalım derken, Gypsy de ihtişamlı kuyruğu önümüzden geçti. Böylece adını Gezginkuyruk koymaya karar verdik. 5 sene önce Instagram hesabını açtık. Başlangıçta 1–2 post atıp, hesabı bir yana bıraktım. İş yoğunluğundan dolayı çok odaklanmadım.
Pandemiyle birlikte, bir gün canım sıkıldı ve gayet amatörce Gypsy’e tonbalıklı ödül maması hazırlarken video çektim. Bu videoyu hesapta paylaştım. Video keşfete düştü ve epey yayıldı. Takipçi sayımız hızla artmaya başladı.
Kardeşlerim beni bu artıştan sonra içerik üretmeye zorladı diyebilirim. Bir anda hesap büyüdü. Ben de bu sırada şöyle düşündüm: “İki ayaklı bir çocuğumuz olduğu zaman evet doktorlardan yardım alıyoruz tabii ki. Yine de bir konuda yardıma ihtiyacımız olduğunda ya annemize babamıza, ya da anne baba olan tanıdıklarımıza sorarız. Deneyimlerden daha çok yararlanıyoruz. Ama iş dört ayaklı bir çocuğa geldiğinde bu tarz sorup deneyimlerini dinleyebileceğimiz birisi yok. Sırf bu yüzden başka köpek sahipleriyle arkadaş olmaya çalışıyoruz vs.”
Bu sebeple ben deneyimlerimi paylaşayım, insanlar da deneyimlerini paylaşsın. Birbirimizden öğrendiğimiz bir sosyal ortam yaratalım umuduyla yola çıktım. Gerçekten tam da umduğum gibi oldu, çok güzel bir aile oldu Gezginkuyruk.

Zegypet adında köpek kıyafet ve aksesuarları ürettiğiniz bir markanız var. Bu markanın kuruluş hikayesini anlatabilir misiniz?
Aslında bu benim hayalimdi. Hem kalite hem de ulaşılabilirliği amaçlayan bir markam olmasını istiyordum. Ama Türkiye’de bir yandan yoğun bir iş hayatıyla uğraşırken bir yandan da bu hayali gerçekleştirmek epey zordu.
Zeus’un annesi Funda, benim çok yakın arkadaşım. Amerika’da yaşıyor. Zeus da bir kurtarma uçuşuyla ailemize katıldı. 2 senedir bizimle ve geri dönemiyor şuanlık Amerika’ya. Bir süre daha bizimle kalacak.

Funda bu markanın kuruluşunda bana epey yardımcı oldu. Hem kaliteli olsun, hem kendi ihtiyaçlarımıza uysun. Sınırlı sayıda üretilsin, özel olsun. Hem de ulaşılır bir fiyat bandında olmasını istedik.
Zegypet’te üretilen her ürünün her noktasında benim emeğim bulunuyor. Bu benim için çok değerli ve önemli.
Köpeğiniz için gerçekten kaliteli ürünlere ulaşmak için Zegypet’i ziyaret edin. Websitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Yoğun bir iş hayatı olan bir köpek ailesisiniz. DogGO’yu daha önce duymuş muydunuz? Deneme şansınız oldu mu?
Evet duydum. Pandemide evde otururken, bütün şirket işlerimiz durdu. Ben de hem sevdiğim işi yapayım hem de kazanç sağlayayım derken DogGO’ya başvurmaya karar verdim. Eşimle yapabilir miyiz acaba diye düşünürken, şirketimize bir proje geldi. Bu sebeple DogGO’ya dahil olamadım. Yani, DogGO Walker olma yolunda ilerliyordum aslında evde kaldığım süreçte :)
Sonra arkadaşlarım çok kullanmaya başladı. Çünkü bilişim sektöründe bütün arkadaşlarım evde çalışıyor. Bizim bazı toplantılarımızda asla ses olmaması gerekiyor.
Çoğu çocuk da bildiğiniz üzerekapı çalmasına tepki gösterdiği için; toplantı zamanlarında özellikle Teşvikiye, Şişli ve Nişantaşı civarında oturan iş arkadaşlarım, DogGO’dan planlı yürüyüşler talep etmeye başladılar.
Hatta arkadaşlarımdan birinin DogGO ile güzel bir hikayesi var.
Yine bir toplantı öncesinde DogGO’dan planlı yürüyüş talep etmiş. Arkadaşımın köpeği 1 yaşında ve Labrador cinsi. Yürüyüş için gelen Walker da tıpkı arkadaşım gibi bir Labrador annesiymiş.
Gezdirme sırasında Walker, köpeğin yürüyüşünden ve oturuşundan bir gariplik sezmiş. Yürüyüşten döndüklerinde Walker arkadaşıma: “Acaba köpeğinizin kalça çıkığı olabilir mi? Benim köpeğimde de böyle belirtiler göstermişti. Ben çok önemsememiştim. Sonra operasyona gitmek zorunda kaldık.” demiş.
Sonra arkadaşım köpeğini veterinere götürmüş ve köpekte gerçekten kalça çıkığı başlangıcı tespit edilmiş. Tamamen bilinçli birinin yürüyüşe çıkarması ve gözlemi sayesinde, hiç operasyona gerek kalmadan besin takviyesi ve fizyoterapi ile köpek sorunsuz bir şekilde yaşıyor.
Takip edilebilir olması da çok güzel. Sadece GPS’ten bahsetmiyorum, kaka, oyun ve çiş takibi de yürüyüşün çok güvenli olmasını sağlıyor. Köpek aileleri için günün geri kalanını planlayabilmeleri açısından çok değerli detaylar bunlar.






