İçeriğe atla

Köpekler için Acil Durum Müdahaleleri ve İlk Yardım Rehberi

Köpekler için Acil Durum Müdahaleleri ve İlk Yardım Rehberi

İster DogGO Walker olun, ister bir köpek ailesi… Eninde sonunda, gününün belirli bir bölümünü köpeklerle geçiren her insanın, çeşitli acil durum müdahalelerini bilmesi gerekiyor.

Köpekler, her ne kadar kontrol altında tutulsa da, enerjik ve meraklı hayvanlardır. Bu sebeple, kendilerini riske atmaya müsait bir yapıdalar… Onların yaşayacağı her türlü duruma karşı hazırlıklı olmak için bilmemiz gereken ilk yardım ve acil durum müdahaleleri var. Gelin inceleyelim!


A) Isırılma dışında oluşabilecek yaralanmalar

1. Göz yaralanmaları

Göz yaralanmaları dostlarımızda sıklıkla gördüğümüz bir durumdur. Göz yaralanmalarının genelde, gözün sert bitki ve çalılara teması veya bir kedi saldırısı sonucunda ortaya çıktığını söylemek mümkün. Bunlar bilindik sebepler.

Bir bilinmedik sebep var ki, çoğu köpek ailesi bunu bilmiyor: Dostumuzun kafasını hareket halindeki arabanın camından dışarı çıkarması.

Gözde yaralanmalara yol açabilen bu tarz dış etkenlerin yanı sıra gözün kuruması da bir iç etken olarak yer alır. Dostunuzun gözünde şu problemlerden birisini gözlemlediğiniz takdirde veterinere doğru yol almanız şart:

  • Kızarıklık,
  • Göz bebeğinde bulanıklık veya mavileşme,
  • Göz bebeği boyutunun değişmesi,
  • Göz bebeklerinin orantısız olması,
  • Göz zarının (üçüncü katman) göz önüne gelmesi,
  • Gözün çıkması,
  • Gözün sürekli yaşlanması gibi daha pek çok belirti mevcuttur.

Göz yaralanması, doğru zamanda tespit ve müdahale yapılmadığı takdirde kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu sebeple, dostunuzun gözlerine düzenli olarak minik bir kontrol yapmayı unutmayın.

UYARI: Veteriner hekiminizin size tavsiye etmediği hiçbir ilacı kullanmayın.

2. Ağız yaralanmaları

Köpeklerde ağız yaralanmalarına yol açabilecek pek çok etken mevcut. Bunlardan bazılarını, Saldırma/saldırıya maruz kalma, yedikleri yabancı cisimler, çiğnemeye çalıştıkları şeyler ya da irritan(tahriş edici) şeylerin oral yollara temas etmesi diye sıralayabiliriz.

Dal parçaları, dikenli bitkiler, kemikler vb. dostlarımızın dişlerinde, dillerinde ve diğer yumuşak dokularında yaralanmalara yol açabilir. Özellikle oynadıkları kemikler, alt çene ve dişlerde kalıcı hasarlar yaratabilir.

Ağızda oluşabilecek sıyrık ve kesikler, ilaç yoluyla tedavi edilebilse de daha büyük yaralanmalarda ağız cerrahisi gerekebilir.

Dostunuzda bir ağız yaralanması olduğunun bazı belirtileri:

  • Aşırı salya
  • Kusma isteği
  • Üst üste gelen öksürükler
  • Patileriyle ağzını sıyırması
  • Gözle görülür ağız bölgesinde kanama

Bu belirtilerden birisini tespit ettiğiniz anda veterinerinizle irtibata geçin.

3. Tırnak yaralanmaları

Dostlarımızın en yaygın olarak yaralandığı bölgelerden bir tanesi de tırnaklarıdır. Çünkü tırnaklar bir yere takılmaya, kırılmaya ve yarılmaya çok müsaittir. Köpeklerin tırnakları, yapısından dolayı keratin ile sertlik kazanır. Yine de kökten kırılma veya tırnağın bağlantılı olduğu yumuşak doku bölgesinde bir kanama gerçekleşebilir. Bu durumlarda, dostumuzun patisini temiz bir parçasıyla sararak ve yere temasını minimum hale getirerek onu veterinere götürmek en doğru çözüm olacaktır.

4. Kuyruk yaralanmaları

Kuyruk yaralanmaları da dostlarımız arasında çok yaygın olarak görülür. Genellikle bir travma sonucu ortaya çıkar. Kuyruk ısırılmaya, sıkışmaya, üstüne basılmasına veya kesilmeye çok müsait bir bölgedir.

Hafif çaplı yaralanmalar, kişisel olarak halledebileceğiniz şiddetteyse büyük bir sorun teşkil etmez. Ancak, bu tarz yaralanmalardan daha fazla dikkat etmeniz gereken üç durum mevcut:

  • Kuyrukta kanama
  • Dostunuzun kuyruğunu oynatamaması
  • Kuyruğun sarkması

Bu belirtiler ile karşılaştığınız takdirde hemen veterineriniz ile irtibata geçin.

5. Çapraz bağ yaralanmaları

Çapraz bağlar, dizler için kritik önem taşıyan yapılardır. Dizleri stabilize etmeyi sağlar. Dostlarımızın yaygın olarak yaralanma yaşadıkları bir bölgedir. Çapraz bağların kopması veya yaralanması, ağrıya ve bacağı kullanamamaya sebebiyet verir. Bu durum ile karşılaştığınız anda veterinerinizle iletişime geçin.

6. Omurga yaralanmaları

Omurgayla ilişkili yaralanmalar, dostlarımızın yaşamış olduğu travmalar sonucu ortaya çıkabilir. Köpeklerde en sık rastlanılan omurga yaralanması, intervertebral disk hastalığıdır. Bu hastalık, sayısız denecek kadar fazla semptoma sahiptir. Basit bir ağrıdan, bacaklarda paralize (felç) kadar. Özellikle orta yaştaki köpeklerde sıklıkla görülür. Dachschund (Sosis) ırkı ise bu hastalık tehlikesini en çok taşıyan ırktır. Hastalık yavaş yavaş da ortaya çıkabilir, aniden de. Açıkcası bunu kestirmesi zor.

Bu hastalığın bulunup bulunmadığını, gözle göremeyiz ancak yürüyüşünde bir farklılık veya problem, bize iyi bir ön uyarı olacaktır. Yürüyüşünde böyle bir aksilik gördüğünüz takdirde, veterinerinizle iletişime geçin ve dostunuzun yere basmamasını sağlayın.

7. Ekstremitelerde (Bir organın/uzuvun ucu veya sonu) yaşanabilecek yaralanmalar

Ekstremitelerde yaşanabilecek yaralanmaların çoğunluğu topallamaya neden olur. Genelde yaralanmanın şiddeti ne kadar büyükse, topallamanın şiddeti de aynı oranda büyük olur. Bu yaralanmalar, şiddet içeren oyunlar oynarken, koştuğu sırada ters basması sonucu veya yüksekten atlama sebebiyle ortaya çıkabilir.

Dostunuzun topalladığını fark ettiğinizde, yere basmasını minimuma indirerek veterinerinize ulaşın.

Ayrıca ekstremitelerde yumuşak doku yaralanmaları da yaşanmış olabilir. Bunlar kas veya deri yaralanmalarıdır. Bu tarz bir durumla karşılaşırsanız öncelikle aktif kanama varsa onunla ilgilenmeli ve veterinerinize ulaşmalısınız.

8. Kesik ve sıyrıklar

Hareketli ve aktif köpeklerde daha da sık olarak gördüğümüz kesik ve sıyrıklar, yaygın görülen yaralanmalardır.

Özellikle patilerde sıklıkla görülür.

Bu tarz yaralanmalar, yerde bulunan sivri nesneler sebebiyle ortaya çıkabilir. Dostunuz bu yaralanmalara ani veya geç tepki verebilir. Aktif bir kanama olduğu durumlarda yaralı bölgeyi temiz bir kumaş parçası ile sararak, veteriner hekiminiz ile iletişime geçin.

9. Sıcak çarpması

Köpeklerin, termoregülasyonu (vücut sıcaklığını dengeleme süreci) insanlardan farklı işlemektedir. Vücut ısısını belirli bir seviyede tutmak onlar için çok daha kompleks bir süreçtir.

Özellikle siyah kürklü köpekler, ileri yaşlı köpekler, kalın ve uzun tüy yapısına sahip köpekler, pug, bulldog, boxer gibi brachiosephalik ırklar veya kronik kalp problemi yaşayan köpekler sıcak çarpmasına yakalanmaya daha müsaittir.

Sıcak çarpmasının gözlemlenebilir semptomları mevcuttur:

  • Çok hızlı, nefes nefese solunum
  • Aşırı salya
  • Uyuşukluk
  • Sese tepkisizlik
  • Koordinasyonsuzluk/ yürüme bozukluğu
  • Kusma
  • Depresyon hali

Sıcak çarpmasının acil müdahalesi ne olmalı?


Bu tarz bir durumla karşılaşıldığında yapılması gereken en önemli şey, vücut ısısının kademeli olarak düşürülmesidir.

Bunun için ilk iş olarak köpeği gölge ve serin bir alana taşımaktır. Kesinlikle soğuk olmayan bir su ile başı, boynu ve kalça bölgesi ıslatılmalıdır. Varsa ıslak bir kumaş, kıyafet vücudun üstüne serilmelidir.

Eğer içerse biraz su içmesine izin verebilirsiniz. Köpeğin solunumu normale dönene kadar vücut serin tutulmalıdır. Normale döndüğünde veterinerinizle iletişime geçebilirsiniz.


B) Soğuk havada oluşabilecek durumlar, bu durumlarda yapılacak ilk yardım müdahaleleri ve veterinere götürülmesi gereken durumlar

Köpeğinizin kürkü ne kadar kalın olursa olsun, soğuk havalar tüm dostlarımız için tehlike oluşturabilir. Bu tehlikelere karşı nasıl hazırlıklı olabileceğimize gelin birlikte göz atalım.

1. Eklem rahatsızlıkları / ortopedik rahatsızlıklar

Soğuk havaların dostlarımızın eklemleri için büyük bir risk getirdiğini söylemek gerek. Aslında sadece köpekler için değil biz insanlar için de, eklem rahatsızlıkları soğuk hava ile birlikte daha yaygın görülebilir. Çünkü soğuk hava eklemler üzerindeki baskıyı artırır. Bu sebeple, soğuk havalarda dostumuz dışarıda oyun oynarken veya koştururken, eklemlerinin tolere edebileceği durumu minimum seviyeye iner. Bu da sakatlık ve yaralanma riskinin artması demek.

Peki buna engel olmak için ne yapılabilir? Düzenli fakat pek uzun olmayan yürüyüşler iyi gelebilir.

Soğuk havalarda yüksek tempolu yürüyüşlerden, dostumuzu aşırı efor sarfettiren oyunlardan kaçınarak onun eklem sağlığının kötüye gitmesine engel olabiliriz.

Ayrıca bu konuda veteriner hekiminize de danışın. O da size çok değerli tavsiyeler verecektir.

2. Kayma, düşme

Buzlu ve karlı yollar, kayma ve düşmeye, dolayısıyla sert düşüş ve travmalara yol açabilir. Köpeklerde olduğu kadar bizde de. Gerçi onlar bu durumu, bizden daha hafif atlatabiliyor olsalar da özellikle baş tarafında alınabilecek darbeler büyük risk taşıyor.

Alınan darbeye ve yaşanan travmaya bağlı olarak olay sonrasında hemen veterinerinizle iletişime geçmelisiniz. Onun direktiflerini dinleyerek müdahale etmeye başlayın. Kendi kafanıza göre ilerlemeniz, dostunuzun daha iyi duruma gelmesini de riske atacaktır.

Bu konudan söz açılmışken, tuzlamadan da bahsetmemek doğru olmaz. Bu yöntem, biz insanlar ve kullandığımız otomobiller için büyük bir kolaylık oluşturuyor. Ancak, köpekler için aynı kolaylığı oluşturmuyor. Özellikle tuzlama sonrasında yapacağınız bir yürüyüşte (eğer dostunuzun ayağında patik yoksa) pati yastıklarında bolca yara ve tahriş görmeniz mümkün.

Tuzlamada kullanılan tuzun içeriğinde sodyum veya kalsiyum klörür yer alır. Bu iki kimyasal yapı, tahriş ve yaraya yol açmasının yanı sıra yendiğinde toksik olabilir. Bu tarz bir durumla karşılaştığınız durumlarda, kaygan zeminlerden ve tuzlanan alanlardan uzak durmanız bir çözümdür. Ancak yeterli olmayacaktır.

Dostunuza özellikle karlı ve yağmurlu havalarda, patik giydirmeyi de düşünebilirsiniz. Böylece patilerde yaşanabilecek yara ve tahriş durumlarından kurtulmuş olursunuz. Bazı patik ve ayakkabıların, özellikle kaygan zeminlerde dostunuzun patilerinin kaymasına yol açabileceğini unutmayın.

Ayrıca yürüyüşten eve döndüğünüzde, patilerin ılık su ile yıkamanız da iyi bir çözüm olabilir.

3. Hasta ve yaşlı köpeklerde vücut sıcaklığını dengelemede yaşanan güçlük

Köpeğinizin vücut ısısının düşük olması, vücut fonksiyonlarını da etkileyebilir. Özellikle hormonal bakımdan sorun yaşama olasılığı yüksek olan veya herhangi bir kalp problemi bulunan yaşlı köpekler için düşük vücut ısısı büyük bir tehlike oluşturur.

Düşük vücut ısısı, pek çok soruna yol açabilir. Kalp atışının düzensiz olması, bağışıklık sisteminin zayıflaması, gastrointestinal (sindirim) sistemin bozulması ve karaciğerin metabolizasyon sorunları bunlardan bazılarıdır.

Düşük hava sıcaklığında; düşük tempolu ve kısa süreli egzersizler, dostunuza kıyafetler giydirmek, ayakkabı veya patik giydirmek, soğuktan korunmak için iyi çözüm yollarıdır.

4. Böcek ısırığı ve arı sokması

Böcek ısırıkları, biz insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da tehlike arz eder. Hayvanların kürkleri sayesinde böcek ısırıklarına karşı bir miktar koruma sağlasa da tam anlamıyla engellemez. Hatta kürklerinin içinden böcek ısırıklarını tespit etmek de epey zordur.

Kürke sahip olmayan ağız, pati altı veya burun gibi bölgeler, böcek ısırığına karşı daha riskli konumdadır.

Eğer köpeğinizi arı soktuysa, hızlıca veteriner kliniğine başvurmanız gerekiyor. Arılar bazen zehir pompalamaya devam eden iğnesini, soktuğu bölgede bırakabiliyor. Bu durum zehir akışının, iğne tespit edilmedikçe devam edeceğini gösterir. Bu iğneyi gördüğünüzde, sokulan bölgeden çıkarmak yapacağınız ilk şey olmalı. Arı sokması, alerjik reaksiyonlar çıkarabilecek türden bir yaralanma olduğu için hemen veterinerinize ulaşmanız gerekir.

Böcek ısırıklarına geri dönecek olacaksak, soğuk kompres yöntemi çok yararlıdır. Soğuk kompres, ısırılan bölgenin kan dolaşımını değiştirir. Böylece bölgenin şişikinliğinin azalması sağlanır. Soğuk kompres yaparken dikkat edilmesi gereken şey, buzun köpeğin derisine direkt temas etmesini engellemektir. Mümkünse deri ile buz arasında bir kumaş yüzeyin olması iyi olacaktır.

Isırık sebebiyle oluşan kızarıkları gidermek için kortizonlu krem iyi bir tercih olabilir. Ayrıca kaşıntıyı da giderir. Ancak uyarımızı geçelim: Veteriner hekiminize danışmadan herhangi bir kremi kullanmayın.

Aslında böcek ısırığı sonrasında, dostunuz sağlıklı ve normal bir şekilde nefes alabiliyorsa, yüzünün biraz şişmesi büyük bir sorun yaratmayacaktır. Hayati bir sorun yoktur. Yüzü zaten saniyeler içinde şişer. Yine de bu durumda da veterinerinizi hemen aramayı unutmayın.

İnsanlar gibi köpeklerde de bu tarz ısırıklar, anafilaktik (alerjik) reaksiyonlara yol açabilir. Köpeklerde anafilaksi, insanlarda görülenden farklıdır. Çok şiddetli ve hızlandırılmış bir alerjik reaksiyon gibidir. Anafilakside temel olarak, hayvanın kardiyovasküler ve solunum sistemleri büyük bir tehlikeye girer. Hayvan şoka bile girebilir. Hayvanlarda anafilaktik reaksiyonlar, ısırık yoluyla zehir alımından sonraki ilk 20 dakika içinde ortaya çıkar. Bilinçsizlik; soluk borusu, yüz ve boğaz bölgesinin şişmesine, dolayısıyla nefes almanın güçleşmesine hatta imkansız hale gelmesine sebep olabilir. Bu durumda köpeğin, acilen veteriner kliniğine götürülmesi gerekmektedir.

Aşağıdaki durumlardan herhangi birini köpeğinizde görüyorsanız lütfen veteriner hekiminizle iletişime geçin:

  • Titreme
  • Sendeleme
  • Güçsüzlük
  • Nefes almada zorluk
  • İshal
  • Kusma

C) Trafik kazası sonrasında veterinere doğru yol alırken dikkat edilmesi gereken noktalar

Yaşanan bir trafik kazasında düşünmeniz gereken ilk şey kendi güvenliğinizdir. Çünkü siz güvende olmadığınız sürece dostunuzun da güvende olmasını sağlayamazsınız.

Öncelikle umarız böyle trajik bir durumla karşılaşmazsınız diyerek, bu durumda ne yapılması gerektiğini adım adım konuşalım.

1. Öncelikle trafiğin durduğundan emin olun.

Akan trafikte müdahale etmek, sizin canınızı riske atmanın yanında trafikteki diğer insanların canını da riske atabilir. Bu sebeple, kazanın arkasındaki trafiğin durmuş olduğundan emin olmadan, müdahale etmeye başlamayın.

2. İlave can kayıplarına engel olmak için herkesi kaza konusunda uyarın.

Çevrenizdeki insanları, kazanın varlığı konusunda bilgilendirin. Böylece ilave can kayıplarının yaşanmamasını sağlamış olursunuz.

3. Karşıdan gelen bir trafik akışı mevcutsa, bunun farkında olun.

Kazanın yaşandığı yolun zıt tarafında arabalar olmaması, can güvenliğiniz açısından çok önemli. Eğer, normal bir trafik akışı varsa da arabaları kaza hakkında bilgilendirmenizde fayda var.

4 .Yakıt kaçağı olmadığından emin olun.

Kazanın yaşandığı alanda, arabanızın yakıt veya yağ kaçağı olup olmadığından emin olun. Bu tarz kaçaklar olası yangın risklerini de beraberinde getirir.

5. Köpeğinize mümkün oldukça sakin bir şekilde yaklaşın.

Stres ve panik, süreci en çok kötüleştirecek olan iki unsur. Bunları mümkün oldukça kendinizden ve dostunuzdan uzak tutun. Dostunuz, koruyucusu olan sizi, stresli ve panik içinde olduğunuzu görürse iyileşmeye yönelik motivasyonu azalır.

6. Yaralı bir hayvanın korktuğundan dolayı verebileceği tepkilere hazırlıklı olun.

Tanıdığınız bir hayvan olsa bile, yaralı ve korkuyor olması, onun normalden farklı tepkiler gösterebilmesine sebep olabilir. Mesela, normalden çok daha saldırgan davranabilir. Hatta sizi ısırmaya bile çalışabilir. Eğer bu tarz bir davranış sergilerse, yaralı olan hayvanı hareket ettirmek için bir kumaş parçası bulun ve bu parçayı ağızlık olarak kullanın.

7. Solunum güçlüğü çekiyorsa veya kusma riski varsa ağzı asla kapalı olmamalıdır.

8. Yaralı hayvanda herhangi bir aktif kanamanın olup olmadığını kontrol edin.

Kazanın hemen sonrasında, dostunuzun vücudunda aktif kanama olup olmadığını iyice kontrol edin. Varsa bunu durdurmak için tampon uygulayın.

9. Yaralı hayvanı bir battaniye, örtü veya hırka ile sarın. Sıcak ve kuru olmasını sağlayın.

10. Solunumunun düzgün olup olmadığını teyit edin.

Solunum yollarında herhangi bir aksilik veya tıkanıklık olup olmadığını anlamak için hayvanın ağız ve burnunu iyice kontrol edin.

Eğer nefes almakta zorlanıyorsa tasmasını çıkarın, eğer kapalıysa ağzını açın ve solunum yollarında herhangi bir fiziksel engel bulunmadığından emin olun.

Eğer solunum hiç yoksa köpeği sağ tarafına yatırın ve uygulama içindeki SOS butonuna basın.

11. Yaraları temiz bir bezle örtün ve kanayan yerlere baskı yapın.

Yaraların üzerine baskı yapmak, kanamayı durdurmak için uygulanabilecek temel adımlardan bir tanesidir. Temel ama önemli bir adımdır.

12. Eğer yaralı olan hayvanın omurgasının yaralanmış olabileceğini düşünüyorsanız, onu araca aktarırken vücudunun bükülmemesine özen gösterin.

Bunun için bulabileceğiniz kalın koli parçası, kalın kumaş veya battaniye gibi bir malzemeyle doğal bir sedye hazırlayabilirsiniz. Taşıma esnasında vücudun sarsılmamasına ve boynun bükülmemesine mümkün oldukça özen gösterin.

13. Kaza sonrasında dostunuzun iştahı yerinde olsa bile veterinerinize danışmadan bir şey yedirmeyin veya içirmeyin.

Veteriner hekiminiz sizi özel olarak yönlendirmedikçe hiçbir ilacı kullanmayın. Bir şey yedirmeyin veya içirmeyin.

Bloga dön

🎁 Hediye Seçimi

×

Harika seçim! Konfor serisinden ürün aldığın için sana özel hazırladığımız listeden bir adet ücretsiz ürün seçebilirsin.

Şu an tüm hediye stoklarımız tükenmiş durumda.