
Bir kedi ile yaşama konusunda bilgisi olmayanlar kedileri, tek başına istediği kadar yaşayabilen hayvanlar olarak tanır. Oysa kedi aileleri, kedilerinin yalnızlığı sevmediğini çok iyi bilir. Eğer işe gidip gelen bir kedi sahibiyseniz “acaba kedim ben işteyken evde tek başına kalabilir mi?” sorusu mutlaka kafanızı kurcalamıştır. Gelin bu konuya bir açıklık getirelim!
Kedim ben işteyken evde tek başına kalabilir mi?

Bu konuda, bizim yorumumuz kedinizi evde “kısa süreliğine” bırakabileceğiniz yönünde. Yani kritik nokta kedinizin yalnız kalması değil, yalnız kalma süresi.
Bu konuda yapılmış bazı araştırmalara göz atmak, kesin bir cevaba ulaşma konusunda yol gösterici ve destekleyici olacaktır.
Veteriner ve evcil hayvan davranış uzmanı Dr. Stefanie Schwartz’ın 2002’de evde yaşayan kedilerde görülen ayrılık anksiyetesi üzerinde yaptığı çalışma, güzel çıktılara sahip.
Schwartz, araştırması ve tecrübesinden yola çıkarak, ev kedilerinde ayrılık anksiyetesinin gelişebileceğini, çünkü aslında kedilerin sandığımızdan çok daha sosyal olduğunu belirtiyor. Hatta, tıpkı köpeklerin yavru döneminde sosyalizasyon sürecine başlamaları gerektiği gibi, kedilerin de sosyalleşmeye ayırmaları gereken kritik bir dönemleri var.
Schwartz araştırmasında, kedilerin evde insanlarla iç içe yaşamanın etkisiyle daha arkadaş canlısı ve uyumlu bir karakter yapısına büründüğünü, ancak bunun daha bebekvari bir karakter yapısı olduğunu belirtir.
Anne-çocuk arasındaki ilişki bağını ölçmek için üretilen Ainsworth testini 2007 yılında yaptıkları çalışmayla kedi ve sahibine uyarlayan Claudia Edwards, Moises Heiblum, Alberto Tejeda, ve Francisco Galindo; kedilerin sosyal yapısıyla alakalı büyük bir izlenim edindiler.
Bu uyarlama bize kedilerin sahipleriyle olan bağının, annelerin çocuklarıyla olan bağına yüksek derecede benzerlik olduğunu gösterdi. Yani kediler Ainsworth testini başarıyla geçti!
Dr.Schwartz’a göre kedilerin ayrılık anksiyetesinin 5 belirtisi mevcut:
- Kumu dışında evin bir yerine tuvaletini yapması. Genellikle sahibinin yatağına yapar.
- Bağlandığı kişi evden çıktığında, onu miyavlayarak (ağlayarak) sürekli çağırma eylemi.
- Takıntılı derecede kendini yıkamak (yalamak). Bu aşırı derecede olduğunda tüylerinin kaybolması ve/veya genel bir huysuzluk (özellikle dişi kedilerde) sonucunu doğuruyor.
- Evi darmaduman etmek (erkek kedilerde daha yaygın)
- Kedinin, sahibinin evden çıkmasını engellemek amacıyla ona saldırgan davranışlar sergilemesi.
(Kaynak: Schwartz, S. (2003). “Separation anxiety syndrome in dogs and cats” adlı makale.)
Bir kedi evde ne kadar süre yalnız kalabilir?

Öncelikle bunun her kedi için geçerli bir cevabı yok. Ancak veterinerlerin büyük bir çoğunluğunun düşüncesi, kedilerin 24 saate kadar yalnız bırakılmasının sorun çıkarmayacağı yönünde. Kumu temizse, ev kedi için yaşanabilir durumdaysa, suyu yenilenmişse ve tüm günlük maması hazırsa; büyük bir ihtimalle sorun olmaz.
Başta da dediğimiz gibi her kedinin kendisine özgü ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçları bir kedi sahibi olarak yalnızca siz bilebilirsiniz ve buna göre aksiyon alabilirsiniz.
Ancak 24 saatten uzun süreler, kedi için sorun olmaya başlayacaktır. Eğer bir günden daha uzun süre evden ayrı kalmanız gerekecekse, bir arkadaşınızdan veya işini iyi yapan bir bakıcıdan evinize düzenli olarak gelmesini isteyebilirsiniz. Böylece kumu temiz tutulur, suyu yenilenir ve maması da tazelenir.
Ancak, kedilerin ihtiyaçları sadece kum, su ve mamadan mı ibaret? Bunlar onları tatmin edebilir mi? Sizden ayrı kalmanın acısını unutturabilir mi? Tabii ki hayır!
Onların açısından düşünün: Çok sevdiğiniz, her gününüzü birlikte geçirdiğiniz insan birden gidiyor. Birkaç gün göremiyorsunuz. Bir odada tıkılıp kalmışsınız. Arada kumunuzu, suyunuzu ve mamanızı yenilemek için birisi geliyor… Böyle bir durumda üzgün hissetmez misiniz? Hissedersiniz. Peki sizce kedinizi bu üzgünlükle baş başa bırakmak doğru mu? Bizce hiç değil.
Tabii ki hayatta her şey, her zaman istediğimiz gibi olamayabiliyor. Bu yüzden bazen dostumuzu yalnız bırakmak zorunda kalıyoruz. Böyle bir durumda ona yapabileceğiniz en büyük iyilik, onun evde sıkılmaması için her türlü yolu denemek olacaktır.
Eğer bizim fikrimizi merak ediyorsanız, bize göre kedilerin sıkılmamasını sağlayacak en önemli iki faktör şunlar:
- Kedinizle süper anlaşan, kedilerin dilini ana dili gibi konuşan profesyonel bir bakıcı
2. kedinizin oynaya oynaya yorulacağı kedi oyuncakları.
Bu ikisi, olmazsa olmaz bize göre.
Kedimin ben evde yokken sıkılmamasını nasıl sağlayabilirim?

Kedi oyuncakları, aslında bu sorununun en net cevabı. Kedilerin kendi kendilerine oynayabilecekleri çeşitli oyuncakları mevcut. Kedi tüneli ve ip oldukça etkili olan iki oyuncak örneğidir.
Ancak kedi oyuncakları size kalıcı bir çözüm sağlamaz. Sadece belirli bir süreliğine kedinizin dikkatini oyuncağına vermenize yarar. Peki, kediniz bu oyuncaklarla tek başına oynamaktan sıkılınca ne olacak?
Size kalıcı bir çözüm sağlayacak şey, bir meslek sırrı değil. Hemen söyleyelim: Gerçekten titiz ve eğitimli bir kedi bakıcısı. İnanın, sandığınızdan çok daha etkili. Tıpkı bir süper kahraman gibi giriyor devreye.
Kedinizle iyi anlaşacak, enerjik ve kedinizle bu enerjisini atabilecek bir kedi bakıcısı bulmak… Nasıl desek? Biraz zor(du)… Tabii artık DogGO Kedi Bakım hizmeti var! Kedi bakım hizmeti hakkında daha detaylı bilgi için Instagram hesabımıza göz atabilirsiniz.
Kedileri ve onlarla vakit geçirmeyi çok seviyorsanız, “kedilerin dilinden ben anlarım!” diyebiliyorsanız, DogGO’da kedi bakıcısı olabilirsiniz. Böylece kedi dostlarınızla vakit geçirirken kendinize bir ek gelir kaynağı da oluşturabilirsiniz. Kafanıza yattıysa, sizi şuraya alalım! → https://www.doggoapp.com
Kedi bakıcısı gerçekten işe yarar mı? Yoksa para israfı mı?

Kedi bakıcısı, gerçekten de işe yarıyor mu? diye düşünüyor olabilirsiniz halen. Haklısınız, canınızı emanet edeceğiniz kişiyi bulmak halen titiz olunması gereken bir süreç. Biz de kendi adımıza, bu sürecin en titiz şekilde ilerlemesi için çalışıyoruz.
Peki bu titizliğimizin kanıtları neler? Hemen açıklayalım:
- Öncelikle DogGO’da herkes kedi bakıcısı veya genel anlamda bakıcı olamaz. Özenle hazırladığımız ve oldukça az kişinin başarıyla tamamladığı bir eğitim sistemimiz mevcut. Bu eğitimi başarıyla tamamlamayan, eğitim uzmanlarımıza bunu kanıtlayamayan kimseyi sizin çocuğunuza emanet ettirmiyoruz.
- Çocuğunuzu emanet edeceğiniz bakıcı ile tanışma randevunuzu ayarlıyoruz. Böylece çocuğunuzla bakıcının anlaşıp anlaşamayacağını önceden saptayabilmiş oluyorsunuz.
- İş burada bitmiyor! Çocuğunuzu bakıcımıza emanet ettikten sonra, bakıcımız size sürekli olarak bildirim gönderiyor. Bu bildirimler o kadar anlık ve fazla ki, siz bile şaşıracaksınız! Kedinizin en ufak hareketini bile takip eder, hatta düzenli olarak fotoğrafını çeker ve sizi sürekli olarak günceller. Böylece gözünüz de gönlünüz de çocuğunuzdan uzak kalmaz!
- Kedinizin sizden sonraki en iyi dostu olacak. Böylece, siz ona vakit ayıramadığınızda ortaya çıkan sevgi ihtiyacını bakıcısıyla giderebilecek.
- Enerjiktir bizim kedi bakıcıları… Hele kediyi bir gördü mü, kediden daha enerjik oluverir. Sonrasında bize çok yüksek ihtimalle “kedi bakıcımı zaptedemiyorum, yardım edin.” diye geleceğinizi tahmin ediyoruz (Komik olmayan bir yazar şakasıdır. Gülmemeniz durumunda yazar işten atılacaktır.)
Eee Sonuç?
Evet, kedinizi evde yalnız bırakabilirsiniz ama kedinizin yalnız kalma süresi 24 saati geçmemeli… Düzenli olarak, onu ziyaret edecek; kumunu suyunu ve mamasını yenileyecek ve en önemlisi sevgisini verebilecek birisinin yardımı gerekiyor.
Ayrılık anksiyetesi kedimizin sağlığı için büyük risk oluşturur. Bu riski almamak için kedinizle iyi anlaşabilecek profesyonel bir kedi bakıcısı çok işinize yarayacaktır. Şimdilik bizden bu kadar. Kendinize ve kedinize çok iyi bakın!







